saptırmalar

Mayıs 29, 2006

PANO

DENİZ KAVUKÇUOĞLU

Saptırmalar

Birkaç yazıdır laikliğe, laik kurum ve kişilere karşı düzenlenen saldırılarda rol alan saldırganları yüreklendiren temel etkenin Türkiye'nin içinde bulunduğu ''ortam'' olduğunu vurguluyorum. Rengi ne olursa olsun, terör, ancak ''ses getirecek'' bir ortamın hazır olduğu koşullarda başvurulan bir yöntemdir. Cumhuriyet'e ve Danıştay'a karşı peş peşe düzenlenen saldırılar da ''ortam'' buna uygun olduğu için ses getirmiştir.

Hükümet ve AKP sözcüleri ise bu gerçeği gözden uzak tutmak için büyük çaba harcamaktadırlar. Oysa, bu saldırıların nedeni ortadadır, saldırıyı düzenleyenler bu nedenleri açıkça söylemişlerdir. Durum böyleyken, Başbakan ''saldırıların AKP iktidarını yıpratmak amacıyla'' gerçekleştirilen bir provokasyon olduğu konusunda ısrar etmektedir. Görülen odur ki, saldırganların ''Susurluk'la ya da Sauna'cılarla örgütsel/ organik bağlarının'' ortaya çıkması Başbakan ve arkadaşlarını çok sevindirecektir. Çünkü o zaman, daha iktidara gelmezden önce başarıyla oynamaya başlayıp bugüne kadar da sürdürdükleri ''mağduriyet tiyatrosu'' na yeni bir ''sahne'' ekleyeceklerdir. Bu nedenle soruşturmalar ''çete bağlantısı'' üzerinde yoğunlaştırılmıştır.

****

Peki, Cumhuriyet'e ve Danıştay'a yapılan saldırılar ''çete işi'' olamaz mı? Tabii ki olur, ama burada da Türkiye'nin içine sürüklendiği ''ortam'' belirleyicidir. Çünkü ortamın, koşulların elverişli olmadığı toplumsal- psikolojik durumlarda bu tür saldırıların kamuoyunu harekete geçirecek bir etkisi yoktur, dolayısıyla bir anlamı da. Bu nedenle toplumu ayağa kaldıran saldırıların ''iktidara yönelik'' olarak gerçekleştirildiği tezine sarılmak, bu tür komplo teorilerinden medet ummak bize pek doğru gelmiyor.

Alparslan Arslan adında genç bir avukat ve birkaç arkadaşı, Arslan'ın ifadesiyle, ''Müslüman Türk gençleri olarak'' , verdikleri türban kararı nedeniyle Danıştay 2. Dairesi'nin üyelerine karşı kanlı bir saldırı düzenlemişler, bir yargıcı öldürüp üç yargıcı da yaralamışlardır. Alparslan Arslan ilk yakalandığı anda da bu cinayeti ''türban nedeniyle'' işlediğini söylemiştir. Arslan ve arkadaşları kullandıkları silahları kimden almışlardır, çete bağları var mıdır, tabii ki tüm bunlar araştırılmalı, eğer varsa suçlular yargı önüne çıkartılıp cezalandırılmalıdır.

Burada göz ardı edilmemesi gereken nokta saldırganların, var olan ortamı kendi açılarından ''elverişli'' olarak değerlendirdikleri, uygun gördükleri gerçeğidir. Bu ortam, anayasanın kesin hükümlerine rağmen ''türban'' ı kendi siyasetlerinde bir araç olarak kullanan ve laiklikle çeşitli derecelerde sorunları olan devlet adamları, politikacılar, sözde ''sivil toplum kuruluşları'' ve ''İslamcı medya'' tarafından bu ''elverişli'' duruma getirilmiştir. Bu arada ''sol gibi'' görünen ama hep ''sağ'' vuran ''iş bilir aydınların'' ortamın gerilmesindeki katkı paylarını da unutmamak gerekir.

****

Türkiye yıllardır terörle iç içe yaşıyor. Toplum bugüne kadar yüzlerce düşünürünü, yazarını, şairini, hukukçusunu, bürokratını, subayını ve daha birçok değerli insanını teröre kurban verdi. Ne yazık ki sonu ölümle biten her terör olayından sonra benzer ''saptırma'' yöntemlerine tanık olduk. Birçok ölüm olayı arapsaçına döndürülüp içinden çıkılamaz duruma getirildi. Birçok ölüm olayının failleri meçhul kaldı. Çünkü her terör olayının faillerine sahip çıkan birileri oldu, bunlar güvenlik güçleri ve yargı üzerinde kurdukları görünmez ya da görünür baskılarla soruşturmaları saptırdılar.

Bu kez öyle olmamalı, AKP'lilerin gelecek seçimlere yönelik ''mağdur'' rolüne bürünmelerine kulak asılmamalı. Çünkü son Cumhuriyet ve Danıştay saldırıları nedenleri ve failleriyle apaçık ortada; saldırganlar suçlarını itiraf etmişler, saldırıları neden düzenlediklerini de açıklamışlar. Dolayısıyla bu kez saptırma girişimlerine prim vermek ahmaklıkla eşdeğerli bir davranış olur.

Evet, inanmamamız gereken birçok şeye inanan insanlar olduğumuz, saf bir yanımızın bulunduğu doğru. Ama o kadar ahmak değiliz! En azından birilerinin sandığı kadar değil!

(e-posta: dkavukcuoglu@superonline

Entry Filed under: haber-yorum. .

Leave a Comment

Required

Required, hidden

Some HTML allowed:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Son Yazılar

Galery

Jump Start

Awaiting someone...(FP :-)

Renkli bir kartpostal olur en güzel gündoğumları bile...

More Photos

site giriş

sayaç